Sevgisel Temas

Dünyada yaşamamızın bir nedeni olmalı mı olmamalı mı? İnsan zaman zaman bunu kendine sorup düşüncelere dalıp gider. Birçok deneyim yaşarız. İyi veya kötü bir sonuca bağlanır hepsi. İyi sonuçların içinde sevgiye temas eden herhangi bir şey varken kötü sonuçların içinde neden huzursuz oluruz?
Çünkü bizler kötünün içinde bile sevgiyi bulmayı öğrenmemişiz. Kötü bir deneyimden sonra sevgiye gitmeyen yolların insanın yüreğini karanlığa hapsettiğini biliriz.

Sevmek, kelime anlamı olarak bakıldığında; bir şeye karşı “ilgi ve bağlılık” demekmiş. Sevgi, günümüzde yanlış kullanıldığı için artık birbirine verilemeyen ve alınamayan bir şey olmaya başladı. Çünkü sevmek için önce kendini sevmen gerekir, dünyada yaşamak için bir amacının olması ve yaşamda var olduğun için bundan mutluluk duyman gerekir. Birine veya bir şeye sevgiyle temas edebilmek için önce sevgiyi kendi içinde var edebilmek gerekir. Kendini sevip olduğu gibi kabul edemeyen insan başka hiçbir şeyi sevemez. Çünkü sevgiyi kendi içinde inşa edememiştir.

Sevgi bir bina gibi inşa edilir, temelinde içinde olanı verirsin ve olaylar geliştikçe yükselir kat kat…
Her insanın içinde sevgi var mıdır? Kötülükten beslenen insanların içinde bile?
İyilik ve kötülük tercih edilebildiğine göre sevme potansiyelininde tercih edilebilir olması lazım. İnsan özünde doğar doğmaz ilgi ve bağımlılık isteyen bir canlı ve diğer tüm canlılarda da bu böyledir. Sevgiye uzak kaldıkça insan yozlaşır. Hayattan, dünyanın güzelliklerinden ve duygularından. Sevgi o kadar geniş bir tanım ki; insanları bitkileri seven biri hayvanları sevmiyor, biri insanlarla hiç anlaşamadığı için sadece evcil hayvanıyla yaşıyor ona bağlılık duyuyor, bir diğeri kendinden başka hiçbir şeyi sevmiyor, ötekisi insanlara sevgisinden deli divane oluyor, kimisi maddesel şeyleri seviyor; para- eşya, kimisi soyut kavramları seviyor başarı, makam mevki, hayranlık… Uzar gider senaryo. Sevgi, göründüğü gibi o kadar çeşitli ki herkesin sevdiği ve beslendiği şey farklı. Sevme biçimi farklı. Sevgiyi verme şekli sevgiyi verdiği ve aldığı şey farklı…

Bir kediye, köpeğe neden yemek vermek isteriz? Neden kuşlar gelsin diye camın önüne yem bırakırız? Neden çiçeklerimizi düzenli sularız? Çocukların yanağını sıkarız, büyüklerin elini öperiz, her ne olursa olsun annemize sarılmak ister, babamıza saygı duyarız. Sevgi gösterme biçimleri farklı olsa da dünyanın ortak dilidir. Sevgi insanları besleyen en önemli besindir. Hiçbir canlı bir şeyden sevgi alamadan ve bir şeyi sevemeden yaşayamaz.
Sevgi bazen doğru yere aktarılamadığında bağımlılıklara dönüşür; alkol, sigara, kumar, ruhsal olarak kararma, izole olmak, hayata renkli bir pencereden bakamamak… Gibi. İçimizde yatan kocaman bir potansiyeldir sevgi.


İçten dışa yayılan katman katman dalga; var edene sevgi, varlığına sevgi, var olana sevgi ve var olacak olana sevgi… Kötü şeyler yaşadığımızda sevmekten kaçarız fakat her yerde oraya çıkmak için bir yol ararız. Sevgi kalbin karanlık tünelinin ucunda görünen ışıktır. Ruhunu canlı tutmak için bu muazzam düzenekte olması gereken bir yetidir.

Mesleğini severek yapanların başarıya ulaşması, çocuklarına sevgiyle bakan bir ebeveynin aynı şekilde bakan gözlerle karşılık alması, sokakta sevdiğiniz bir canlının peşinizi bırakmaması… Sevilen her şeyin katlanarak çoğalması…
Sevgi canlılığın en önemli ihtiyacıdır. Öyle olmasa bir kuru ekmeği iki kişi paylaşamazdı insan, komşunun külüne muhtaç olamazdı, dostun eline, anne kucağına, babanın gölgesine, kardeşin desteğine, sevgilinin ilgisine, öğretmeninin teşvikine, esnafın selamına, büyüğün hatrına küçüğün coşkusuna ihtiyacı olamazdı.

Benim için sevgi yürekten çıkar ve tüm yaşamına yayılır. Sevgi olursa saygı artar, saygı zorunluluktan çok isteyerek gösterilmeye başlar. Toplumun her ne olursa olsun bir arada durmasını sağlar. Kötülükleri azaltır; bazen sevdiğimiz birine kötü davranmak istesek bile yapamayız. Dünyanın bir arada durmasını sağlayan şeydir; evrensel sevgi.

İnsan içindeki sevgi potansiyelini keşfettiğinde, dünya çok güzel bir yer olacak. Gözler ve gönüller genişleyecek, birlik, beraberlik, bağlılık artacak. Sevmek; insanların birbirine verdiği en güzel hediyedir. Sevgiyi gösteren kadar görmesini bilen de gerekir. Görülmeyen sevgi zamanla tükenir ve diğer şeyleri de tüketir. Sevgi ile artan değerler, yokluğunda kurur ve yok olur. Sonucunda kötülüğü doğurur. Sevgi içten dışa doğru var olur, gösterilen çaba ile katlanarak yayılır. Birinin gözlerine baktığında gördüğün ışıltıyla mutlu olursun, sarıldığında kollarının sıcaklığıyla, başının tek hareketle verdiği onayla, elini tutanın güveninde, sana kıyamayan ses tonunda bilirsin sevgiyi…

Yüreklere temas eden sevgiyi görmeli ve göstermeli. Aynı dilden olmadığımız insanlarla, aynı türden olmadığımız bir canlıyla bile ortak dildir sevgi. Kimsenin birbirini anlamadığı yerde sevgi anlayacaktır… İçindeki sevgi açığa çıkmayı bekliyorsa eğer bunu dışarıya çıkarmaya her zaman değer. Sevgi biraz da cesaret ister, sevginin önüne geçen egolardan arınmak ister. Gözle görülmek yürekle hissedilmek ister. Sevgiyi verebilmek cesaret alabilmek ise tevazu ister…

Sevgiyle kalın…💕🫶



Değerlendirme: 1 / 5.

2 thoughts on “Sevgisel Temas”

Mustafa Direk için bir cevap yazın Cevabı iptal et