Uzun zaman sonra hepimize merhaba! 🖐️ Sizlere çok uzun zamandır hayalimde olan Datça’yı anlatmak istiyorum. Hem gitmek isteyenlere bir fikir olur…
Çok uzun zamandır hayallerimden biri olan Datça’yı sonunda gördüm! Aslında daha çok Eski Datça merak ettiğim kısmıydı. Taşla örülmüş evler ve yolların çiçeklerle buluşması bu hayatta en sevdiğim atmosfer sanırım. Tabi bu alanların denize kıyısı da olunca işte tam benlik diyorum…🤭
Datça kendine has kültürü ve yaşam tarzıyla hem eğlenceli hem sakin hem de ağır bir yerdi. Ağırlığı orada yaşayan kesimden geliyor. Ülkenin en ucunda olduğu için gidişi de epey zorluydu. Ben biraz rahatsızlandığım için bir gün Akyaka’da mola verdik hem de en sevdiğimiz yer olduğu için uğramak istemiştik. Zaten güzelliklere açılan yollar hep çileli oluyor. Bu yüzden biz artık yollara takılmıyoruz. Gerekli çözümleri buluyoruz.😂
Hep merak edilen Datça bayırı ve denize açılan sokağını epey sevdik. Mekanların dizili olduğu bir yürüyüş yolu vardı. Geceleri yürüyüş yapmak aşırı keyifli oluyor birkaç gece aynı yolu iki kez turladık durduk. Denizin ortasındaki kocaman suratsız balığı ve “Ne var yani?” der gibi bakan foku görürseniz benden selam söyleyin. 😅 Halk plajının yanında genişçe bir gölet var. İçinde balıklar var ve isteyen oraya da giriyor. Ben orada yüzmeyi tercih etmedim fakat deniz kısmı zaten mükemmeldi. Tertemiz suyu vardı. Gittiğimiz tüm koylarda denizin dibini gözlüksüz görebildim. Deniz gözlüğü ile bakınca korkacağım hiçbir şey görmedim, birkaç balık harici 😅o yüzden rahat rahat yüzülebilecek bir yer.



Ben tatillerde en çok denizin temiz olmasını önemsiyorum. Yüzmeyi çok sevdiğim için tatilin benim için anlamı yüzmek oluyor. Hatta abartısız beni sudan zorla çıkartıyorlar… 😂😂 Güneşlenmeyi pek sevmiyorum onun yerine suda uzanarak dinlenmeyi tercih ederim. Bu yüzden denizi kaliteli yer benim için tatilin mükemmel geçmesi anlamına geliyor. Datça benden on üzerinden on aldı. Denizi en temiz yerlerden biri bence. Umarım bu güzel doğayı korumayı başarabiliriz. Ülkemizin her yeri ayrı cennet ve bu güzel yerler bizim olduğu için çok mutluyum…
Sahil şeridinde yemek mekanları, müzikli mekanlar var. Fiyat olarak Datça pahalı biliniyor fakat günümüz ekonomisinde zaten her yer bence aynı seviyeye geldi. Müzikli sahil kenarı restoranlarında fiyatlar 300-500’den başlıyor. Biz içeride mekanların sıralandığı bir caddede hamburger yemek istedik ve sahil kenarı bir yemekle aynı fiyatlara gelmesi bizi şaşırtmıştı çünkü fiyat dengesi şuan ülke genelinde olduğu gibi karışmış durumda. Bir de sık tercih ettiğimiz ve fiyat olarak uygun olan tavuk&et menüleri bulunan dönerciyi sevdik. Hem büyük bir mekandı hem de lezzetli yemekleri vardı. Yemeğinizi kendimiz yapmak istediğimizde ise migrostan ihtiyaçlarımızı karşıladık.
Tabii ki Datça’nın meşhur yiyecek ve içeceklerinden denedik. Datça gazozunu Eski Datça’dan değil migrostan almanızı tavsiye ederim yoksa aynı şeyi fazla fiyata almış olursunuz:) Biz Eski Datça’ya sonradan gittiğimiz için migrosta görünce almıştık ama sonra orayı gezerken fiyat farkını görünce çok şaşırdım…😅 Tedbirli olmak lazım.
Datça’nın en önemli özelliği bademi. Her şey bademli, yollarda badem yazısı sürekli karşınıza çıkıyor ve her yiyecekte bademli olması vurgulanıyor. Bademli kurabiye, bademli gazoz, bademli dondurma…



Bademli gazoz, küçükken içtiğim bir şurubun tadına benziyordu. Şurubumsu bir tadı var, normalde tercih edeceğim bir tat değil ama gezdiğim yerde denemelik bir tat oldu benim için. Daha çok dondurmalarını sevdim. Zaten hep dondurma kuyruğu vardı. Bal badem, kavun ve pelize çiçeği denedik. Bu dondurmalar oraya özelmiş. Bademli olan tatlı pelize çiçeği ise fresh bir tat. Her zaman farklı şeyler denemeyi çok seviyorum. Datça’da yemek kültürünü sevdim. Bizi üzmedi. 😊
Genel olarak kendine has sakin bir tatil bölgesi. Bence herkesin sosyal medyada gördüğü ve merak ettiği bölgeler koyları. Koyları, ben çok basit ama çok temiz buldum. Merkezdeki Taşlık Plajı, Palamutbükü koyu, Kızılbük koyu, Kargı koyu’na gittik. En yakını Kargı’ydı. Biraz dar bir alanı ve tozlu bir toprağı var fakat denizi güzeldi. Palamutbükü en çok bilinenlerden. Yolu bir tık daha uzak ama gittiğimide market, oteller vs vardı. Biz köylünün açtığı pazara denk gelmişiz içinde yok yoktu. Pazardan kavun karpuz aldık, kavun en sevdiğim meyvedir. Güzel çıkmasına ayrı sevindim. Palamutbükü’nün beyaz duvarlarında şairlerden yazılar yazmışlar. Oraya ait bir atmosfer oluşturmuş. Ben sevdim. Kızılbük ise daha kendi içinde bir yerdi. Küçük çay bahçesi, hemen girişinde yerleşim yerleri samimi bir ortamı var. Tüm koylarda hem halk hem de özel kısmı bulunuyor. Bunların eşit olmasına sevindim. Tercihinize göre oturabiliyorsunuz. Kızılbük’te denize plastik bir ada atmışlar herkes ona kadar yüzüp üzerine çıkmaktan epey keyif alıyor. Bende denedim çıkarken baya zorlasa da çıkıp atlamak aşırı keyifli.
Çevremizdeki insanlar genelde aile olduğu için bol bol çocuk vardı. Çoğu zaman eşyalarımızı sahilde komşumuza emanet ettik. Ve güvenilir insanların geldiğini düşünüyorum. Datça’nın güvenli bir atmosferi vardı. Tatil yapanların ise en çok konaklamaya para harcayacağını düşünüyorum. Biz tatillerimizi çok plansız yaparız, aniden çıkar gideriz ama ben size önceden rezervasyon ayarlatmanızı öneririm. Biz risk seviyoruz. 😂
Vee en sevdiğim mekan Eski Datça’dan bahsedeyim. Eski Datça sokakları sarı efektli film karesi gibiydi. İnsan orada yürürken sanki huzura kavuşuyor. Gezmeye gelenler oranın enerjisine kapılıp huzurlu huzurlu geziyor. Taşlı evler, sokaklar, begonviller ara sıra çıkan kediler… Taş evlerde yaşam var ve bazılarının bahçesi çok hoştu. Birkaç fotoğraf çektim ve tabii ki hemen buraya da ekleyeceğim 🙂



Ve diğer bir gezdiğimiz alan Knidos Antik Kenti’ydi. Ben ilk defa antik kent gezdiğim için girişte müze kartı aldık ve gün batana kadar orada gezdik. Ben kumaş bir elbise giydiğim için biraz zorluk çektim. Aşırı rüzgarlı ve denizi akşam dalgalanan bir yerdi. Taşlara yapılan oymalar çok hoşuma gitti, insanlar eskiden yaşam alanlarında daha sanatsalmış. Şimdi bunlar ilgi odağı olmayacak kadar değersizleşti… Herkes gün batımı için kendine bir köşe belirlemişti. Önce günü batırıp sonra da denizin dalgalarını izledik beraberce…



Gittiğimiz yerlerde gezenlerde vardı, şık masalar kurup sakin zamanlar geçirenler de… Herkes neyden keyif alıyorsa onu yapıyordu. En sevdiğim şey bu oldu. Herkes kendi halinde ve herkes keyifli, huzurlu ve dingin… ✨ Bir yerin insana katabileceği her şeyi kattığını düşünüyorum özellikle tatili dünya telaşından uzaklaşmak için kullananlara…
Datça, daha birçok koyu ve güzel detayı olan bir yer fakat benim sıcaklardan artan yol tutmalarım yüzünden biz yerleştiğimiz yere en yakın olanları seçmek istedik…



Datça’yı çok sevdim. İlk gittiğimizde hayal kırıklığı olacak gibi bir önyargı oluşmuştu daha sonra resmen kendimi oralı hissettim. Haritama ruh halimin benzediği bir yer daha ekledim! Ben Datça’yı çok beğendim umarım gidenlerde benimle aynı fikirdedir…
Datça gece gezmeleri, kendine has eğlencesi ve ağırlığı bizi çok mutlu etti… Benim anılarıma ise bir yenisi daha eklendi. 🙏❤️