Dünya dinleyenler için bir şarkı söyler.
Shakespeare✒️
Hayattaki tüm zorluklar, gün geçtikçe artan bir şiddetle üzüyordu beni. Sonraları, üzülmenin faydasız olduğunu ve üzüldükçe kendi zihin hapishanemde esir kaldığımı fark ettim…
Ve bir gün, kendimle derin bir bağ kurdum: Ben kimim? Ne isterim? Hayattan ne bekliyorum? Zaman zaman hepimizi esir alan duygularla yüzleştim. Kendimi yargılamadan, korkmadan irdeledim.
Gözlerimi dıştan içe yönelttim. Başta, beni esir eden duyguların hücumuna uğradım. O sıralar içsel çatışmalarımla savaşırken düştüm düştüm geri kalktım. Sadece kendi zihnim değil üstelik, çevremdeki zihinlerin bana yansıyan yönlerini bile adeta vücuduma dövme olarak yaptırmışım… Ve bu boğuşmanın sonunda kendime ne kadar acımasızca yüklendiğimi anladım.
Çocukluğum geldi aklıma… Masum ve koşulsuz sevgisi, herkese inanıp güvenmesi, gözlerindeki sevginin sıcak bakışı, heyecanın parıltısı… Özledim aniden kendimi ama sanırım tekrar çocuk olmak istemek değildi bu; tekrar yaşama o bakış açısında bakabilmekti… O yaştan bu yaşa gelene kadar kendimi kabuksuz bir salyangoz gibi bıraktığımı hissettim. Artık ben de bir süreliğine kaplumbağa gibi yavaşlayıp evimi sırtıma alıp evime, içime, çocuk kalbime dönmeliydim. 🪄
Bu süreçte pek çok insan bana köstek oldu. Bulunduğum durumu yanlış adlandırıp kutunun içini merak etmeden çöpe attılar. İçsel dünyamın sorumluluğunu alma kararım da bu vesileyle başladı. Kendimi bildim bileli duygularımla iyi anlaşan biriydim. Her zaman neyi, neden hissettiğimi çok iyi bilirdim ve cevabı hep içimde bulurdum. Tek sorun, böyle hissetmemden rahatsız olanlara mesafe koymaktı.
Bence insan, duygularının sorumluluğunu aldığında büyüyor. Yetişkin olma konusunda ne bir korkum var ne de bir çekincem; ağlamayı gülmek kadar, üzülmeyi mutluluk kadar, endişeyi ise huzur kadar severim. Hepsinin bana nerede faydalı olduğunu anladıktan sonra, kendimi bir kalıba sokmadan yaşayabileceğimi öğrendim.
Bir tırtılın kelebeğe dönüşmesi için kozasında belli bir süre geçirmesi ve evrimleşmesi gerekir. Bu dönüşüm için eski halinin ölmesi, yerine yenisinin bambaşka özelliklerle gelmesi gerekir. Ancak eğer hayat boyu süren bir değişim yolculuğundaysak, zaten her dönüm noktasında sürekli dönüşen varlıklarız. Önemli olan, tırtıl gibi sürünerek yaşarken, kelebek gibi kanatlanıp uçabilme yetisini kazanabilmekte gizli. 🦋🌿
Hiçbir şey aynı kalmıyor; hayat boyu her şey değişiyor. Değişimin kaçınılmaz olduğunu fark edip kendimi kelebek olmaya özgür bıraktığımda, tırtıl formundaki insanlarla çokça çatışmam ve görünmez kanatlarımın onlara imkansız geldiğini anlamam da zaman aldı.
Bir süre incindim ve onlara kendimi tarif etmeye çalıştım; ama hazır değillermiş. Bunu fark edince zihnimde hapis eden demirlerin yerini, istediğim zaman oradan ayrılabileceğim esnek bir kalkan aldı.
Çok araştırdım, çok şey öğrendim. Adeta bilgilerimin içimde volkan olup patlayacağını hissediyordum. Bu sürede zaman zaman yalnızlık çektim. Gözlerimden perde kalkınca, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu fark ettim; çeşitlilikteki güzelliği fakat zorluğunu, anlamlı olan her şeyi fakat anlamsızlığı…
Ama gözün gördüğünü her zaman beyinle algılayamıyoruz.
Kendimi anlamlandırma telaşında boğulmak yerine; sonu olan bir kitabı okurken ne anlattığını bilmenin güvenini değil, yaşamın gidişatında sürekli değişen temasını ve bir gün biteceğini bilmeme rağmen, sonunu merak etmeden belirsizlikteki yaşamdan zevk almayı öğrendim.
Kısacı macerası bol bir kitabı ömür boyu okuyacağımı kabul ettim. ❤️
Zihnim gevşedikçe, bedenimin de gevşemesine izin verdim. Yaptığım şeylerde mükemmelliği değil anlamı aramaya; bana ve çevremdeki herkese, her şeye fayda katmaya, kendi içimdeki var oluşu anlamlandırmaya başladım. İşte o zaman, çocukluğumda kalan ve şimdilerde kaybettiğim şeyi buldum. Artık tutunacak dalın dışarıda değil içimde olduğunu biliyorum.
Maneviyat, tasavvuf, mistisizm her neyse; sen zaten bir şeyin içinde var oluşunu en güzel biçime getirebileceksen, kelimelerin anlamı değil anlamların kelimeleri etrafını sarıyor.
Yaşamayı neden sevdiğimi; içimdeki çocuk öğretti bana. Her şeyden habersiz ama sanki dünyayı içine sığdırmış kadar büyük bir kalbim olacağını, hayattaki zorlukların bir gün içimde dönüşüp yaşam enejisi olacağını, kızdığım onca şeye rağmen yine de sevebileceğimi…
Belirsizlikle dolu dikenli bir yolda, geride bırakacağın her zorluğun izlerini iyileştirirken, yaralarının kendi zihninde bulduğun anlamla sarılacağını bilerek yaşamak;
Yaşamak, bir kelebek olup hafifleyebilmekti… 🍃
Müzik köşesine hoş geldin ❤️🔥🪄
1000Kitap‘ta buluşalım 🌍
https://1000kitap.com/Artspirited
