Ayna Metaforu ve İnsanlık

Hayatta öyle insanlar vardır ki kendi mutluluklarını kendileri sahiplenip elde edemediklerinde başkalarının mutluluklarını kötüleyerek mutlu olurlar. Böyle insanlar başkalarının mutsuzluklarından haz alır. Kendi varoluşlarını başkalarının mutluluklarını onlara zehir ederek sağlarlar. Öyle insanlar vardır ki; bir insanın emek verip kazandığı, tırnaklarıyla kazıdığı çabalarını bir çırpıda karalayıp kendilerine bu kötülükten mutluluk kaynağı sağlarlar. Çünkü bilirler, kendileri hayatta hiçbir zaman bu kadar başarılı ve mutlu olamayacaklardır. Çünkü onlar kötülükten beslenen zalimlerdir.

Herkesin hayatında böyle insanlar vardır, içeriden veya dışarıdan… Dünyada aslında sadece başarmak istediğimiz işle mücadele etmiyoruz, yanında bu şeylere engel olmak isteyenlerde doğal olarak ekleniyor zorluğa. Bu bir yol gibi, gidiyorsun bu yolda sürekli engeller çıkıyor, yol kendiliğinden engebeli ve zor; inişler çıkışlar, bitişler yeniden başlangıçlar… Yolun zorluğunda iyilerden çok kötüler eşlik eder her zaman. Yaptıkların, yapacakların için senden önce senin kötülüğünü düşünmek için harekete geçerler. Herkesin mutluluğu da bir başka işte… Kötülükte bile mutluluk bulan bazı insanlar ne kadar bizi düşünür gibi görünse de aslında hiç düşünmez sadece kendi mutluluklarını düşünürler. Bu mutluluk uğruna sizden bile vazgeçer, kötülüğünüzü isteyecek kadar kötüleşirler.

İbn-i Arabi’nin ayna metaforunda olduğu gibi bir insanın kendini görebilmesi için önce bir ayna gerekir. Bu ayna insanın, insanı birbirine yansıtmasıdır. Ayna birçok şekilde gösterebilir. Bu farklı gösterimler bizim hayatta edindiğimiz kalıplardır. Her aynaya bakışta görebileceğimiz bu farklı kalıpların içinden gerçeğini ancak kalbimizdeki hakikatin aynaya yansımasıyla görebiliriz. Ancak görebilmek için ise kalbimizin gerçekten tertemiz ve cilalanmış olması gerekir. İnsan iyi veya kötü oluşunu da bu aynaya bakış gibi benzetebiliriz, olaylar ve durumlar bir ayna niteliği taşır ve aynaya baktığımızda bir insanın bize yaptığı kötülüğü görebiliriz. Eğer gerçekten kalbimiz temiz sıfatına ulaşabilmişsek durumların içindeki iyiliği kötülüğü, faydayı ve zararı fark edebiliriz. Kendimizin de bilinçsiz yaptığı davranışlarda aynaya baktığımızda inkar etmek için birçok şekilde görünebiliriz kendimize. Ama kalbimiz gerçekten aynaya cilalanmış şekilde yansıyabiliyorsa belli olgunluğa ulaşabiliriz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s