Hayatın Bam Teli

Hayat bir anlamın içinde olmak mıdır yoksa kendi anlamını seçip onun içinde yaşamak mı?
Hayatın tadı nereden gelir tadını bile unuttuğun zaman…

Hayat zıtlıkların ahengi gibidir. Varlıkla yokluk öğretir insana hayatı. Gece ile gündüz gibi dans eder birbiri ardına, bir senfoni orkestrası gibi hayat, çalar müziğini kendi ahenginde…
Her şey uyum içinde akarken nereden gelir bu cızırdayan bam telinin sesi?

Bir dönem gelir insan, boşluğun içinden yeniden bir anlamla çıkması gerekir. Basamak basamak çıkması gerekir kuyudan, kendi anlamını çözüp. Hayat akışı yasa veya hüzne fırsat tanımaz. Kalbin hisseder hayat akar gider. Hayat nehirdeki taşları dinlemez! Su çağlayarak ilerler nehirlerden…

Yıkılır yıkılır tekrar ayağa kalkarsın. Yaşadıklarına anlam vermeye kalmadan da geçer gider zaten zaman… Şaşar kalırsın. Geçmişi özlersin geriye gidemezsin, geleceği merak edersin ileriye gidemezsin.
Ân hapsetmiştir tüm çaresizliğini… Çözmekle uğraşırsan üzülürsün düğümlerini, yorulursun karmaşasında tüm iplerin. Sorgulamak istersen elbet, karışır gider tuvale resmedilen gecenin koyu mavisi… O koyulukta kaybolmak, çıkartacaktır gündüzün en parlayan gününe seni belki…

Dibe batarsan bir gün o denizin dibinden incini almadan çıkma! Kendini bir kez daha parlatmak için, tekrar tekrar yıkıldıkça ayağa kalkmak için. Kendi merkezinden çıkmamak kendini bir kez daha tanımak, kendi sınırlarını aşmak için…
Kendi anlamında kendini bulmak için, hayatın bam telinde ritmini bulabilmek için…


Bir Cevap Yazın