Yaşayarak öğrenmek

Yorgunluk İzleri

Bazen yorgun düştüğünde ne yapacağını bilemezsin. Yanındakileri tanıyamazsın veya aslında kendini tanıyamazsın…

Geçmişe gidersin ama hatırlayamazsın geleceği ise bir hayal kırıklığı olarak hissedebilirsin sadece…
Dersler aldığın dönemlerin olur, hayat derslerini okuldaki gibi eğlenceli de alamazsın üstelik, acı çekerek alırsın. Çünkü olgunlaşman gerekir. Acı insanı olgunlaştırır, hayatın toz pembe olmadığını yaşayarak anlarsın…

Yaşam garip belki o gün acı yemeği yemek boşa değildi gerekliydi hayatı bebek mavisi gibi görmekten çıkabilmek için… Çok korumacı bir hayatla çok yüzleştirmeci bir hayat arasında sıkışıp kalmış bir bedenin ruhu kendini nasıl hissedebilir ki?

Baksan iki yolun amacı da korumak ama biri acıları tadarak, kırıp dökerek vazgeçtirerek, birisi ise hayata tutunmak için sebepler arayıp durarak…
hangisinin sonu var ki?
Artık kimseyi olduğu kişi olduğu için yargılamıyorum. Çünkü o kişi bunu isteyerek veya istemeyerek seçmiş olabilir…

Bu hayat nedir kendinden kaçmak mı kendinle barışmak mı? Gözüm senelerce kendinden kaçanı da gördü, rol yapanı da, kendini tüketeni de, tam tersi kendiyle yüzleşip yıkılıp geri kalkanı da…

Hayat herkesin seçimiyse iki kişinin seçimi bir araya gelemiyor ise insanları salmak gerekir “bir kuşu salarsın senin ise sana gelir” demişler… İnsanlar senin insanlarınsa seni bulur. Bazen teselli etse de unutuyor insan çoğu zaman bu mottoyu…

İnsan dünyası tuhaf konuşsan olmuyor sussan olmuyor…
Herkes kendi bulutunun yağmurunda ıslanıyor, gözlerin dolduğunda yani sen üzüldün diye dünya durmuyor… Hayat acımasız değil insanlar kendi halinde yaşamaya çalışıp duruyor hepsi bu…

Biri vardı en çok onu anlamazdım ama en çok onu anladım. Benim yaşam öğretmenime göre sevmek faso fisolardan daha fazlasıymış meğer. Meğer sevmek, dünyada yaşanana inat sana katılan olgunluktaymış…

Avucunun içinde sımsıkı tutunca sende kalacak sandığın kuş bazen uçar gider ve bilemezsin nerededir…
Artık o her yerde gördüğün ama hiçbir yerde göremediğin biri olmuştur. Gerçek sevgi nerededir?
İşte sanırım burası, “sana verilen emektedir” demektir. Bazen gözünün önündedir göremezsin. Ama bahçeni güzelleştirirsen bir gün seni yine bulur; tanır çiçeklerinden, belki de bu sefer denk gelirsin.
Kısaca hayatı yaşaya yaşaya öğrenirsin…

Yorum bırakın